31 Mayıs 2009 Pazar

Ta taa taaa taaaa! 2


Gene bir ayakkabıyı çok isteyip, daha ucuzunu ve daha rahatını bulmuş başlığımı da Ta taa taaa taaaa yapmıştım. Bu ikincisi :) Sanırım insan çok isterse gerçekten ona kavuşuyor! Nasıl mutlu olduğumu inanın size anlatamam..

Tüm gün C beni ipod kiti almak için yürüttü, tüm bağdat caddesini yürüyüp tüm Teknosalara, D&Rlara bakmamız yetmedi, Optimumdaki Teknosaya da bakalım diye tutturdu. Artık ayağımı rahatsız eden babetlerimi fırlatıp atmak istiyordum. O bakınırken bende kendimi dükkanlara attım. Mudo da bunları görür görmez saldırdığımı söylememe gerek yok herhalde :)

Blogumu takip edenler bu postumdaki kızın sandaletlerini ne kadar istediğimi biliyorlar. Missred'in benim için yaptığı post ve Itırın samimi maili için tekrar teşekkür ediyorum onlara. İşte sonunda buldum :) Hemde asıl istediğim rengini, hemde çok rahatını, hemde sadece 50 tlye. Birde sonunda istediğim gibi turuncu oje aldım. Resimde tırnaklarımda var ama denemek için kırmızının üstüne bir kat sürdüm. Daha koyu gözüküyorlar, üşenmeyip düzgün sürücem :)

Feykencıııl, direk aklıma sen geldin, beğendiysen hemen Mudoya git, Optimumdaki mağazasında 40 numarası var sadece, birde ben birtek bu rengini gördüm ama kalmamışta olabilir sen iyice bakın :)

Estar de juerga

Ceket: Zara (3 senelik) Elbise: H&M Çanta: Icing Ayakkabı: Topshop Çiçekli toka: H&M

Hepinize iyi pazarlar! Başlık konusunda gittikçe dil değiştirdiğimin farkındayım. Türkçeyle başlayıp İngilizceyle devam ederken şimdi de İspanyolcaya döndü. Bunun nedeni aman blogum farklı olsun değil, sadece bu aralar İspanyolcaya olan tutkumu bastıramıyorum! Biran önce kursa başlayıp öğrenmek, ardından İtalyancayı öğrenmek istiyorum.

Biraz pratik diyelim başlık için :) Anlamı ise, yanlışsam düzeltin, ''çok eğlenmek'' demek. Dün gece çok güzeldi. Uzun zamandır giymek istediğim püsküllü elbisemi giyebildim!

Ve ben bu elbiseyi sadece 15 tl ye aldım :) Tabiki Terkostan.

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Hola!

Üst: MNG Etek: MNG Ayakkabı: Bambi Kolye: Bilmiyorum :( Çanta: Dior

Herkese iyi haftasonları ;)
Ben bu yüksek bel eteğe alıştım sanırım. Tam göğüs altından başlayanları daha çok seviyorum belde duranlardansa. Bu eteği 2 sene önce Mangodan almıştım. Birde yüksek bel birkaç mini eteğim var ama çok kısalar, tatile gittiğimde giyerim artık onları da. Tam bu postu yazarkende Ceren yüksek bel eteği daha çok giymemi söylemiş, temiz kalpliymişsin Ceren! :)
Anlayacağınız gene cici kızım. Ayakkabılarımı Bambinin bir indiriminden almıştım, 2. topuklu ayakkabımdı. Rahat olduklarını söyleyemem ama idealler.
Akşam güzel geçeceğe benziyor, sonunda sizleri püsküllü elbisemle tanıştırabilicem!

Şarkı olarak aslında başka bir şarkıyı koymayı planlıyordum, koyduğum sitede bulamadım sonra da beceremedim. Başka posta artık o :) Cici kıyafete, cici bir şarkı;


Hepiniz bu güzel havanın tadını çıkartın,

Kisses
Z

29 Mayıs 2009 Cuma

Enjoy ;)



Herkese merhaba! Bugün modayla ilgili birşeyler hiç yazasım yok. Perşembe günü olan sınavıma çalışıyorum fakat bu sefer daha zevkli hale getirdik çalışmayı :) Güneşlenip, müzik dinleyip fresh birşeyler içerek dersimizi çalışıyoruz. Şuan ara verip bunu sizlerle paylaşmak istedim.
Annemin gençliğinden kalan RayBan Wayfarer modeli gözlüğü de gözümde! Bu aralar tüm tezgahlarda bu modeli gördüğüm için artık soğudum açıkcası, yine de vintage olması özel kılıyor.

Bu iki şarkıyı da daha önce bloga koymuştum, çok sevdiğim için tekrar koyulmayı hakediyorlar.

Enjoy! ;)

MİNE'nin Takıları

Burcunun annesi Mine çok emek ve beceri isteyen birbirinden güzel takılar yapıyor!
Birçok bloga da konu olan Minenin Takılarına hala bakmadıysanız hiç zaman kaybetmeden bakın derim.
En trend kolyeleri ve küpeleri bulabilirsiniz.
Şimdiden keyifli alışverişler ;)

28 Mayıs 2009 Perşembe

Z's Creations

>Bu şarkıyı sevmeyebilirsiniz :)

Missred'in bu haberinde görüp hem çok beğendiğim hemde çok pratik bulduğum t-shirtü bugün bitirdim!
Aslında bende bir beyaz t-shirtümü kesicektim ama inanırmısınız o kadar beyaz t-shirtüm var birine bile kıyamadım :) Hepsinin farklı şeylerini seviyorum ve en sık giydiğim parçalarım dolaptaki. Bende giymediğim bir t-shirtte denemeye karar verdim

Önce kurşun kalemle aynen resimdeki kızın üstündeki gibi çizdim, sonrada keskin bir makasla kesmeye başladım. Giydikten sonra anladımki biraz fazla kesmişim :)

Aslında görüntüsü çok hoş, yazın yanık tenle oldukça şık olucaktır. Yanlız giyimi biraz zor oldu, yırtılmasın diye çok özen gösterdim.

Bunun bitiminden sonra aklıma birsürü fikirler geldi. Hemen pembe t-shirtümü çıkarttım ve arkasına kurşun kalemle büyük bir fiyonk çizdim... Sonrada kesmeye başladım :)

Yanlışlıkla ortasını da kesmişim, aslında düşünemedim ortasını kesersem fiyonkun gözükmeyeceğini. Kestiğim parçalardan bir yuvarlak yarattım ve t-shirtün önündeki mavi yazılara uysun diye saks mavisi bir iplikle onu diktim, sanki daha farklı ve güzel oldu ne dersiniz ?

Resimlerde duruşumdan tam fiyonk belli olmuyor, fiyonku biraz daha düzeltmeliyim.

Eğer beğendiyseniz, hemen bir makası alın ve sizde istediğiniz şekillerde t-shirtünüze pencere açmaya başlayın :)
Kalp ve yıldız da çok hoş durabilir.
Ayrıca düzgün bir kesimden sonra kestiğiniz parçayı ön kısmına dikebilirsiniz. Ben fiyonku t-shirtün ön kısmına dikmeyi düşündüm ama dikiş becerim olmadığı için yapamadım, siz sınırlarınızı zorlayın ;)

Buda böyle bir anı

Herkese merhaba!
Bir önceki postuma güzel yorumlarınız ve desteğiniz için ne kadar teşekkür etsem azdır. Her birinizin yanaklarından ayrı ayrı öpüyorum :)

Dikkat! Aşağıda uzun bir yazı var, okumak istemeyenler için; Elbise: Atmosphere (10tl)

Daha önce bahsettiğim gibi son 3 günüm fazla yorucuydu. Sabahın 7sinde kalkıp 9daki sınavıma girip, eve gelip ders çalışıp erken yatıyor, ertesi gün yine 7de kalkıp 9daki sınavıma giriyordum. Sonunda ateşlendim, artık bünyem daha fazla dayanamadı!! Neyse, dün sınavdan sonra ailemle vakit geçirdim. Bugün için planımsa öğlene kadar uyuyup tüm gün evde dinlenmekti. Fakat herzaman istediğimiz olmuyor hayatta.

Sabah 9 da başucumda duran telefonum çaldı. Kim dersiniz? Taa geçen sene staj başvurusunda bulunduğum, bikaç hafta önce görüşmeye çağırmak için arayacaklarını belirten firma, İK (insan kaynakları) bölümünde staj yapmak istemediğimi belirtmeme rağmen tekrar sabahın 9!!unda arayıp 2 saate İK mülakat olacağını ve gelip gelmeyeceğimi sordu. Artık yorgun düşmüş, ateşlenmiş, pis ve uykulu bir halde nasıl ''gelirim'' dedim bilemiyorum!
İK bölümünü istemediğim halde bir mülakat deneyimim daha olsun diye düşündüm herhalde :) Hemen dişlerimi fırçalayıp, üstüme bu elbiseyi geçirdim. Asıl önemli nokta, ayağıma büyük gelen Topshop ayakkabılarımı giydim. Önünde silikon var ve ben hiç rahatsız olmuyorum! :)

Mülakat çok güzel geçti, ben girmek istemediğim için oldukça rahattım. O firmayı çook istiyorum ama İK departmanını değil. Neyse artık, buda böyle bir anı oldu ;)

Bu arada bu gördüğünüz elbise çok güzel ve çok rahat! Önünde minik düğmeleri ve işlemeleri var. Asıl önemli detayı bu elbiseyi 10 tlye almış olmam. Bugün için inanılmaz bir kurtarıcı oldu :)

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Something wrong??


Bugün bu kıyafeti giydim, hayatımda ilk defa yüksek bel uzun bir etek giydim! Siz giydiğinizde de oluyor mu bilmiyorum ama çok fazla insanın dikkatini çekti sanırım, bakışlardan çok rahatsız oldum. Acaba dedim garip bişey mi giydim, alışıkta olmadığım bir tarz. Ben genelde okula giderken jean üstüne tsihrt giyerim, daha doğrusu ne bulduysam o an onu geçiriyorum üstüme. Bugünse farklı bir gündü, daha özel bir gündü. Görüşmem vardı ve bende farklı giyinmek istedim.

Bakışlardan öyle rahatsız oldumki biran önce eve attım kendimi. Eteği çıkarttım, herhalde bana yakışmadı diye düşündüm. Bu aralar niye bu kadar hassasım bilmiyorum. Sonradan üşenmeyip tekrar giyip resmini çektim. Siz bana doğruyu söylersiniz, Z hiç yakışmamış bu senin tarzın değil dersiniz belki...
Bense beğenmiştim. Sonra bahaneler üretip durdum, ayakkabı farklı olmalıydı diye.

Niye garip garip bakarlar ki ?????????

Like & Dislike

Bu resimleri sizlerle paylaşıyorum çünkü 2009 yılına damgasını vuran iki moda akımı yanyana gelmiş. Bence gelmemeliymiş!
Askılı mini şortları çok beğenirken, kıyafette jartiyerin belli olmasına bir türlü alışamadım. Bazılarına yakışıyor yakışmıyor değil, ama benim için oldukça fazla. TR'de ne kadar tutar bu akım merak ediyorum doğrusu, giyeni alkışlayacağım :)

Bu arada üst üste olan 3 sınavımı atlatmış bulunuyorum. Bugün sabah 9daki sınavımdan çıktıktan sonra tüm günümü ailemle evde geçirdim. 4 Haziran'a kadar da dinlenmeyi düşünüyorum. Çünkü bu sınavlar beni fazlasıyla yoruyor!

24 Mayıs 2009 Pazar

Missred'e teşekkürler :))

Sevgili Missred beni çoook mutlu ederek 2 post önceki aradığım gladiatör sandaletlerden bulmuş. Ona burdan ayrıca teşekkür ediyorum, o kadar uğraşmış post hazırlamış çok mutlu oldum görünce, xo :)


Bana da koyduğu linkleri incelemek kaldı.
GoJane'in sitesinden bunun siyahını beğendim. Fiyatı 13.30 dolar. Türkiyeye shippingi 30 dolara yapıyorlarmış. Yani toplamda 43.30 dolara gelicek bana.
Ne dersiniz ? Go jane ayakkabıları hakkında pek kaliteli olmadıklarını duymuştum, biraz bilgi verirseniz çok sevinirim çünkü almayı düşünüyorum.

Herkese sevgiler, şimdiden teşekkürler!

Yeşil ojelere hazırlanın / TRENDOMETRE

Trendometre çok severek okuduğum bir site, her sabah mailime hiçbir blogda görmediğim ve hep ilgimi çeken haberleri düşüyor! Bana da zevkle okumak kalıyor tabiki :)

Bugünki ilgimi çeken haberi ise, daha önceden de yapmak istediğim bir haberdi. Ojeler!
Chanelin defilesinde en gözde oje renginin işte bu muhteşem yeşil olduğunu yazmış. Bende kesinlikle katılıyorum. Fakat öncelikle oje konusunda biraz geri kaldığımı itiraf etmeliyim. Ben genelde french, kırmızı yada bordo oje kullanıyorum, yerine göre de siyah oje sürerim. Neon renklerde oje en son ilkokulda sürmüştüm de annem çok kızmıştı :) O zamanlar Spice Girls hastalığı vardı ve özenip sarı bir oje almıştım. Tekrar moda olucağını bilseyim saklamaz mıydım hiç :)

Neyse, artık bende kendime şeker pembesi, somon rengi ve bu renk oje arayışlarına giricem. İlk bakıcağım yer hem uygun fiyatlı hemde sevdiğim Flormar olacak gibi gözüküyor.

Birde biliyorsunuz ki, bu renkleri bulamayanların çözümü ojeleri karıştırmak oluyor. Ben daha hiç denemedim. Bir ara gri oje salgını varken herkes siyah ve beyaz ojeyi karıştırıp sürüyordu. Bu arada ben gri ojemi hiç kullanmıyorum, bir heves almıştım ama duruyor öyle...

Siz bu alışılmışın dışındaki renklerde ojeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Kullananız varmı?

22 Mayıs 2009 Cuma

Siz ne düşünüyorsunuz?

Herkese merhaba! Bugün haftanın son günü olduğu için, hava biraz kapalı olsa da daha mutlu olduğunuzu tahmin ediyorum :)
Benim bugün okulum bitti, sadece sınavlar için okula gidicem. 11 Hazirandan sonra da yaz tatili başlıyor! Ne kadar tatil yapabilirim bilmiyorum çünkü daha staj tarihim belli değil...

Lady Gaganın şarkısını koydum, bu kızın şarkılarını çok seviyorum!



Neyse, gelelim bu post'un amacına. Sizlere sormak istiyorum, resimdeki sandalet?? nasıl, beğendiniz mi? Ben 1 ay önce Bershka da sanırım bunun çok açık kahverengisini görüp beğenmiştim ama açıkcası cesaret edemedim almaya. Beğenim gittikçe artıyor, size sormak istedim...

Shoetek'de bu tarz bir tane var. Benim istediğimden daha uzun, Bershkanınki daha güzeldi zaten Lacheen çok rahatsız olduğunu yazmış.

Siz ne düşünüyorsunuz? Çok farklı bir model olduğu için başta beğenmeyebilirsiniz, ben jeanlerlede çok şık duracağını düşünüyorum. Daha fazla bu ayakkabıyla ilgili kombin bulamadım, bu tarz ayakkabının bir ismi varmı acaba? :)

21 Mayıs 2009 Perşembe

Knee Socks

Servis dışıyım diye bir haber verdikten sonra biraz erken pes ettim sanırım :) Bu postu 4-5 gündür bekletiyordum, 2 saatlik çalışma sonunda en iyi dinlenme şeklinin bloguma yazı yazmak olduğuna karar verip bu postu yayınlıyorum.

Elbise altına kısa çorap giyermisiniz sorusuna bir çoğunuzun verdiği ortak cevap ''yakışırsa beğenirim ama giymem'' olmuştu. Aslında bu soru sormaktaki amacım kendi kombinime sizleri hazırlamaktı :) Genelde beğenmediğinizi biliyorum, fakat ben gerçekten seviyorum bu tarzı. Özellikle mini elbiselerde çok hoş duruyor bence. Yine de her türlü yoruma açığım.


Elbise: Zara Deri Ceket: H&M Divided Ayakkabı: Topshop Küpe: Forever21

Birde sizlerle paylaşmak istediğim birşey var. Bu ayakkabıyı yeni aldığımı biliyorsunuz. Ben 38 numara giyiyorum zaten ayakkabıyı çok beğendiğim ve numarası olmadığı için 39 numarasını almıştım. O kadar da farkettirmedi ayağıma açıkcası. Yanlız bu çekimde farkettimki ayakkabının bir tekini 40 vermişler!! İnanabiliyor musunuz? Tabi hemen çıkıp gittim Topshop'a, bir yanlışlık olmuş herhalde dedim. Ellerinde başka kalmadığını hatta hiçbir Topshopta olmadığını belirttiler. Geri alalım isterseniz başka birşeyle değiştirin dediler ama benim çok ihtiyacım olduğu için değiştirmedim... 40 numaraya silikonlu taban alıcam. Son kalanı alana da demekki yanlış vermişler, belki o da benim gibi farkedip geri gelir diye numaramı bıraktım ama 4 gün oldu hala ses seda yok... Hala belki ararlar diye dışarı giymedim etiketini bile çıkartmadım! İlk resime dikkatli bakarsanız ne kadar büyük durduğu belli oluyor malesef :(

F.I.N.A.L.S !

Havaların güzelleşmesi demek yazın gelmesi dışında okulumun son günlerinin yaklaşması demek olur bir öğrenci için. Okulun sonunun gelmesi demek de bildiğiniz üzere final sınavlarımızın başlaması demek oluyor!

Ufak bir dersten sonra:), Out Of Order resmini koyup kısa bir süreliğine Z Fashion'ın servis dışı olduğunu belitrmek istiyorum. Pazartesi Salı ve Çarşamba ard arda sınavım var, nasıl servis dışı olmasın blog... :( Z servis dışı değil, arada bir bloglarınıza bakmayı ihmal etmicek, edemiyor zaten!

Siz bu güzel havaların tadını benim için de çıkartın, Çarşamba gününden sonra biraz daha rahat nefes alıp bir iki post koyabilirim. Fakat şimdi ekonomiye, siyasete ve hukuğa odaklanmam lazım! Hepiniz mutlu kalın, arada yorumlarınızı görmek beni motive edebilir (böylede duygu sömürüsü yaparım:)

xoxo

20 Mayıs 2009 Çarşamba

... çok sevdim

Resmini koyduk larımdan beğendiğim ve beğen mediğim şeyler var. O yüzden beğendik lerimden başlayalım :) 1. resimdeki nin kurdela kemerini, 2. resimdeki nin Chanel çantasını çok sevdim.





Soldakinin gözlüğünü, diğer resimdekinin değişik tarzını çok sevdim.














Soldakinin üstünü, sağdakinin püsküllü yeleğini çok sevdim.
Bende yaparım diye ampüller yanmaya başladı kafamda. (ampül sevmesem de!!) Yakında görebilirsiniz en kısa sürede başlamayı düşünüyorum :)





Ve tabiki soldaki resimde özgüveni çok sevdim...


Ya siz neleri sevdiniz ?

Is this the moment when you fall in love with me?

Uzun süredir Gossip Girl ile ilgili pek haber yapmıyordum. Halbuki anketimde en çok istenen 2. post haberi olmuştu. Açıkcası son zamanlarda fazla ilgilenemiyordum haberleriyle, hatta diziyi bile arada derede izliyordum. Final tarihlerimin açıklanmasıyla bugün izleyemezsem 1 ay boyunca izleyemeyeceğim diyerek son iki bölümü de bir solukta izlemiş bulunuyorum. Tabi geriye post hazırlamak kalıyor :)

İzlemeyenler için büyüsünü bozmak istemem ama 2. sezon finali herkesin mutlu olucağı bir biçimde bitti. İpucu yok, sadece resimlere göz atalım


Brittany Snow'un Lillynin gençliğini canlandıracağının haberini daha önceden vermiştim. Sezon final bölümünden bir bölüm önce oldukça sık görüyoruz kendisini. Bence çok uymuş, ayrıca diziyi izlerken o eski dönemi çok başarılı bir şekilde yansıtmışlar. Giyiniş tarzları, arabalar, danslar... Çok beğendim, gerçekten eskinin izlenimini verebilmişler.

Blair'ın mezuniyet balosunda giydiği elbisesi. Bu sahneleri çok beğendim. Fazla birşey söylemek istemiyorum fakat giyeceği asıl elbiseyi giyemeden ona hediye olarak birinden(!) gelen hayalindeki elbiseyle balonun kraliçesi seçildi. Peki kimin sayesinde ? :)

Lilly'nin gençlik yıllarında Gwen Stephani eşlik ediyor.
Bu resmi özellikle koymak istedim çünkü; daha önceden 1 günde hem C hem N adında bir başlıkta görmüştüm. Bu sezon finalinden bir kare olmasına rağmen ben Nate'i öptüğü bir sahne hatırlamıyorum ? Yanılıyor olabilirim, siz gördünüz mü ?

Goodbye GossipGirl bölümü, yani sezon final bölümünde Serena Gossip Girl'ün kim olduğunu bulmaya çalışıyor. Liseden mezun olunca ondan kurtulabileceklerini sanıyorlar ama....
İşte en sevdiğimiz an! :)
Devamı için Gossip Girl'ü izleyin. Kim ne derse desin ben bu diziyi seviyorum!

Başlığa gelirsek GG de en sevdiğim konuşma;
  • Dan: "You really wanna go out with some guy you don't know?"
  • Serena: "Well, you can't be any worse than the guys I do know." olmuştu.
Sezon finalinden bir önceki bölümde ise Lillynin tanıştığı erkeğe:
  • Is this the moment when you fall in love with me?
demesi, sonra onun aynı şeyi söylemesi... Sevdim :)

19 Mayıs 2009 Salı

B&J

Bugün 19 Mayıs, haliyle okullar tatil (yuppii:))
Okullar tatil olsa da, ben artık final sınavlarıma çalışmaya başlamalıyım. Haftaya pazartesi 2 tane büyük sınavım var ve hava bu kadar güzelken nasıl oturup çalışıcam bilmiyorum :( Aslında dün başlamam gerekiyordu fakat ben son kez dışarı çıkmayı tercih ettim.

Üst: H&M (Terkos) İç: Miss Selfridge Jean: A&E Sandalet: Zara Çanta: Bershka

Üstteki kıyafetimi pazar akşamı giydim. Aslında dışarda çok durmadık, eve gidip Lostun 5. sezonunun finalini izledik. Gene çok heyecanlı bir yerde bitti, grrrr!

Elbise:H&M Sandalet: Zara

Dün ise, evde oturmuş ders notlarım önümde sürekli kendime ders çalışmamak için bahaneler üretirken bu çabama son verip dışarı çıkmaya karar verdim.
Elbise aslında çizgili renkleri farklı ama hiç belli olmamış :(

C'yle birlikte biraz dolandıktan sonra uzun zamandır yemediğim Ben&Jerry's e attık kendimizi. Buranın dondurmasını beğenmeyen birinin olduğunu sanmıyorum :) Şahsen ben çok seviyorum, pahalı olması dışında hiçbir sorunum yok. Özellikle S'nin ilk bana yedirdiği Cookie Dough favorim.
Bu blog gittikçe yeme&içme tavsiyeleri üzerine yoğunlaşıyor sanmayın! Sadece fotoğraf makinem yanımda olduğunda resmini çekiyorum, e böyle leziz bir resim çıkınca da paylaşıyorum :)



Son zamanlarda sürekli bu şarkıyı dinliyorum, birde siz dinleyin sevicekmisiniz bakalım :)

17 Mayıs 2009 Pazar

Twist twist

İyi pazarlar, umarım hepiniz güzel bir haftasonu geçirmişsinizdir. Havalar çok sıcak değilmiydi? Eriyeceğim sandım :) Fakat güneş battığında havanın güzelliği beni benden alıyor. Yazın da en çok o zamanları ve akşamları severdim. Hafif esmesi çok hoşuma gider, daha huzurlu mutlu oluyorum nedense...

Cumartesi günü C'yle beraberdik. Yemek yedik biraz oturduk, ne giydiğimi koymayı pek düşünmüyorum çünkü malesefki elbisem iç gösteriyormuş. Bende her zamanki gibi son dakikada hazırlandığım için farketmedim, sonuçta astarsız giymeyeceğimi anlamış bulunuyorum :) Siz siz olun, çıkmadan önce ışığın vurduğu biryer de elbisenizi kontrol edin.

Bugünse kızlarla beraberdik. Sabah Romantika da denizin yanında çok güzel kahvaltı ettik. Ve işte gönül rahatlığıyla koyabildiğim bugünki kıyafetim...

Elbise: Twist Çanta: Atmosphere (İngiltereden arkadaşımın hediyesi) Sandalet: Urban Outfitters

Bu sandaletlerimi aldığımda blogada konu olarak geri versemmi diye yazmıştım ama iyiki geri vermemişim çünkü hem çok güzeller hemde bir o kadar rahatlar. Tüm yaz ayağımdan çıkartmamayı düşünüyorum. Keşke kahverengisi de olsaymış.

Romantikadan sonra Kahve Dünyasına fresh birşeyler içmeye gittik. Orda benim favorim olan frozenlardan söyledik. Siparişlerimiz gelince ortaya böyle güzel bir görüntü çıktı bende bu anı ölümsüzleştirmeden edemedim :)


Birde unutmadan; blogunu gerçekten çok severek takip ettiğim Yasemine bana verdiği güzel ödül için çok teşekkür ederim. Beğenerek takip ettiğim bir bloggerdan almak daha özel benim için :)

Ayrıca, Maydanoz'a da blogunda Z FASHION'a yer verdiği için teşekkürler.

16 Mayıs 2009 Cumartesi

FASHION FİLM FESTİVAL

Modayla ilgili programları haberim olduğu sürece sizlere de burdan söylemek istiyorum. Fashion Film festival ile açılışı yapalım öyleyse.

"FFF, moda, film ve eğlenceye ilgi duyan herkes için kesinlikle görülmesi gereken bir festival." deniyor tanıtımında.

İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen ve büyük ilgi gören International Fashion Film Festival’in ikincisi, 23 Mayıs Cumartesi günü, LEE’nin ana sponsorluğunda, The Hall’da gerçekleşiyor.

Farklı ve yenilikçi yaklaşımı ile konsept partiler ve etkinlikler düzenleyen The Hall, 23 Mayıs Cumartesi günü ve gecesi boyunca, tam bir festival mekanı olacak.

Festivale, Lee jean ile gelenler, girişte Lee’den yüzde 20 indirim kuponu da kazanacak!

Sinema, moda, tasarım ve eğlence dolu bir gün ve gece…

Gün boyu sürecek olan Fashion Film Festival’de; workshop ve sempozyumlara katılabilecek, girişimci yeni/genç moda tasarımcıların ürünlerinin satışa sunulduğu mini butikleri, Lee Make History Fotoğraf Yarışması’na katılan fotoğrafların ve Lee ürünlerinin sergilendiği Lee Lounge’u ziyaret edebileceksiniz.

www.fashionfilmfest.com adresinden başvuruda bulunarak, bedeninize uygun Lee jeani, “Make Your Own Lee” workshop çalışmalarında renkli ve çeşit çeşit malzeme ile keyifli bir şekilde dilediğiniz gibi tasarlayabilecek ve sonra kendi tasarımınıza sahip olabileceksiniz. 14:00–16:00–18:00 saatlerinde gerçekleşecek workshoplarda, ayrıca JanSport çanta da tasarlayabileceksiniz.

Aynı zamanda Festival’de; Pret A Porter, Lagerfeld Confidential, Breakfast at Tiffany’s adlı 3 özel filmin de gösterimi gerçekleşecek.

Bu eğlenceli ve moda dolu günün ardından; akşam, The Hall ana salonunda sadece Fashion Film Festival’de yer alacak, Türkiye ve dünyadan pek çok yaratıcı gencin moda üzerine çektiği kısa filmlerin özel gösterimi gerçekleşecek. İzlediğiniz filmleri tartışmak, moda üzerine sohbet etmek ve gecenin büyük partisinden önce biraz soluklanmak için kokteyl alanında keyifli vakit geçirebileceksiniz.

Canlı styling showlar, özel saç tasarımı uygulamaları ve pek çok sürpriz aktiviteye de katılma fırsatı bulacağınız festivalde; saat gece yarısını gösterdiğinde son dönem tasarımcıların koleksiyonlarını izleyeceğiniz renkli defile başlayacak. Defileden hemen sonra ise DJ Kiwi’nin performansıyla sabaha kadar müzik, dans ve sınırsız eğlence sizlerle olacak!


İçeriğine bakıcak olursak;
- Moda tarihinden Önemli filmler (14:00'da başlıyor)
- İlham verici kısa film ve klipler archives (sürekli)
- Moda Fotoğraf Sergileri
- Etkileşimli tasarım atölyeleri (LCV)
- Tasarım ve Fotoğraf Konuşmaları
- Seçkin giysi ve takı butikleri

Gece Saatleri 21:00 - 4:00
Kırmızı halıyı geçtiğiniz anda stile merhaba deyin! Bir galaya gelmişsiniz gibi fotoğrafınızı çekmemize izin verin...

- Kısa Filmler Prömiyeri (Tam 22:00)
- Film Noir Kokteyl Saati (23:00)
- Defile (24:00)
- Gala dans partisi (00:30)

FILM NOIR kokteyli & parti -- ~~
DJ KIWI'nin dönüşü! Performanslar ve özel süprizler. Görsel Harikalarda vJ. Snow*. Warm-up zamanı Dj Queto.

Desteklerinden dolayı aşağıdaki markalara içten teşekkürlerimizle:
Lee Jeans, Jansport, MAC Cosmetics, Toni&Guy, L'appart PR, JOY Magazine ve Fashion TV.

Keyifli gözükmüyor mu sizce de? Ben gitmeyi planlıyorum, kim bilir belki orda karşılaşırız :)

Facebook event'i
Fashion Film Fest sitesi


Ve ben de gitmek istiyorum diyorsanız; The Hall'da (Küçük Bayram Sk. # 7, Beyoglu) 23 Mayıs Cumartesi gününü ajandanıza şimdiden kaydedin!

Biletler:
* Tam Giriş: 25 TL
* Öğrenci: 20 TL
* Güniçi Giriş: 10 TL

Biletler etkinlik günü The Hall kapısından ve Biletix'ten online olarak temin edilebilir.
http://www.biletix.com/event.htm?id=KLH28

15 Mayıs 2009 Cuma

Not recommended for use in hot beverages :)

Tüm kış boyunca yaz gelsin diye tutturan ben, bugün eve kaçıcak yer aradım!
Sabah erkenden 10daki kitap sınavına yetişmek için uyandım. Pek iyi sayılmayan bir sınav sonunda, okulda birkaç saat oyalanıp evimin yolunu tuttum. Derken C'yle telefonlaştık ve buluşmaya karar verdik. Bu havada yapılacak en güzel şey soğuk bir içecek içmek yani Starbucksta Frappuccino olucağı için yönümüzü oraya doğru çevirdik. Starbucks'a yeni gelen, 2-3 ay olsa da yeni sayılır, Dark Berry Mocha Frap. benim son zamanlardaki favorim. Çikolata parçacıklar, üstüne böğürtlen sos, mmmm bana göre leziz! C'de çok beğeniyor. Tavsiye ederim. Frap.'ımız bittikten sonra biran önce eve gidip üstümdekileri atmak için çıldırıyordum o yüzden şuan evden ve erkenden bu yazıyı rahat üstümle yazıyorum :)

Bluz: Zara Yelek: F21 Kemer: H&M Jean&Babet: Stradivarius

Pek matah birşey olmasa da klasik bir okul günü kıyafeti. Bu yazın çok sıcak geçeceği sanırım bugünden belli oldu. Ben yazın bir daha skinny pantalon giyme yanlışını yapmayı düşünmüyorum!

:))

Sizleri beğendim (Y)








13 Mayıs 2009 Çarşamba

New shoes in da house

Uzun zamandır Topshopta beğendiğim bir ayakkabıyı almaya çalışıyordum. Numarasını bulamadım ilk, sonra olmadı hep terslikler çıktı. Sonunda bugün sadece bakmak ve alamadığım ayakkabıyı göstermek için C'yi Topshop'a sürükledim. Ayakkabıya bakarken alt raflarda bunu gördüm. Tabi tahmin edin ne oldu ? Numarası yokmuş, sadece 39 kalmış. Bir deneyim dedim, yürürken arka tarafı biraz çıkıyor ama çok beğendim özellikle YSL tarzına benzettim ve gerçekten bu tarz düz siyah ayakkabım yoktu. Yazın staj yaparken giyerim diye düşünüyorum...

Sonuçta ilk Mary Jane ayakabımı aldım, kutusunda dolabımda duruyorlar :) Arkası çıkmasın diye silikonlu kalıp alabileceğimi söylediler, ilk biraz moralim bozuldu almasamıydım acaba diye düşündüm ama eve gelince iyiki almışım dedim. Ben çok beğendim, bakalım sizde beğenicek misiniz ?

Resim kalitesi çok kötü biliyorum bu makina niye böyle yaptı anlamadım ilk aldığımda gayet güzel çekiyordu...
Sanırım daha iyi bir fotoğraf makinesine ihtiyacım var.

P.S: Yaklaşık 45 dakika boyunca bu ayakkabıyı alıp almamakta kararsız kalıp C'yi çıldırtmama rağmen, sabırla yorum yaptığı için onu tekrar öpücüklere boğuyorum
P(L)D
:))
Düzeltme: Resim kalitesinden dolayı belli olmadığı için kendi resmini koydum.

12 Mayıs 2009 Salı

Yine o (:

Mira'nın yeni resimleri çıkar da blogum da olmaz mı?
Yine çok tatlı, yine çok tarz.


Miranın bu yine! YSL ayakkabılarını çok beğeniyorum. Aslında heryerde varlar. Hangi ayakkabıcıya girsem bu modelden görüyorum fakat bu rengini hiç görmedim. Özellikle ben bu rengi çok yakıştırıyorum ayakkabıya.

Bu arada hazır Miracığım:) giymişken sizlere de sormak istiyorum; yazın kısa çorap ve ayakkabı kombini hakkında ne düşünüyorsunuz? Giyermisiniz, giymem ama beğeniyorum mu diyorsunuz yoksa hiç mi sevmiyorsunuz ?


xoxo
Z

10 Mayıs 2009 Pazar

Benim ve annemin hediyesi

Benim bu tarz şal(?)ları sevdiğimi bilen okuldan çok sevdiğim bir arkadaşımın bana hediyesi. Görünce çok sevindim! Rengi özellikle çok hoşuma gitti yazın bol kullanıcağıma eminim :) Yıkanırken annemin bir beyaz t-shirtüne mal olsa da, ben onu çok seviyorum.

Son 2 gündür güzel vakit geçiriyorum arkadaşlarımla. Dün akşam da hep beraber şarap içtik, yemek yedik. Söyledimmi bilmiyorum ama Amerika da unuttuğum deri ceketime nihayet kavuştum, ve dün ikinci kere giydim bile.
Eve gelince tam üstümü çıkartıyordum ki aklıma resim çekmem gerektiği geldi şalı tekrar giyip hemen çektim çünkü şarjı bitiyordu makinemin. Kapanmasın diye saçlarımı bile çıkartmadan çekmişim :)

Ve bir önceki postta bahsettiğim anneme İpekyoldan aldığım anneler günü hediyesi.
Çok beğendi haliyle bende çok mutlu oldum.
Değişik bir tarzı var üstte çok güzel duruyor. Resimde ne kadar anlaşılıyor bilmiyorum ama bende arada bir giyebilirim sanırım, büyük beden olsa da modeli bol durması.

İpekyolda %50 indirim var fakat belli ürünlerde. Bunu şimdiden söyleyeyim de benim gibi kasada öğrenip muhteşem bir elbiseyi bırakmak zorunda kalmayın :)

xoxo
Herkese iyi pazarlar!

Anneler Günü

Z FASHION TÜM ANNELERİN VE ANNE ADAYLARININ ANNELER GÜNÜNÜ KUTLAR!


Ne kadar ticari günleri sevmesem de, anneler ve babalar günlerinde onların kendilerini daha özel hissetmeleri hoşuma gidiyor. Gerçi her zaman özel hissetmeli ve hissettirilmeliler...

Ben anneme hediye olarak İpekyoldan çok şık uzun bir yelek aldım, resmini çekip buraya koyucam. Değer verdiğim birine hediye aldığım zaman bir an önce onu verip mutluluğunu görmek isterim, çok sabırsızım bu konuda. Yine bekleyemedim, sadece gece yarısına kadar bekleyebildim. Fakat artık anneler günü olmuş oluyor değil mi 12den sonra? :) Sonuçta çok beğendi, çok mutlu oldum bende...

Annecim seni çok seviyorum! İyiki senin gibi bir annem var...

07 Mayıs 2009 Perşembe

Z's School Style



Hi !
Sanırım uzun zaman oldu okula giderken giydiklerimi koymayalı...
Bu hafta iki kere okula gittim, twitterda da belirttiğim gibi dün sadece bir dersim için sabahın köründe kalkıp karşıya okuluma gittim ve dersin iptal olduğunu öğrenip geri döndüm. Gel de sinir krizi geçirme :)
Gördüğünüz gibi iki günde de giydiklerimi koydum, normalde çok üşeniyorum sabah evden çıkmadan çekmeye çünkü genelde derslerim sabah oluyor. Eve gelince de üzerimdekileri bir an önce çıkartıp rahat birşeyler geçiriyorum. Fakat bu hafta ihmal etmedim! Ayrıca ne çok konuştum ben?

Üst: Etiketsiz Jean: Diesel Mont: Forever21 Ayakkabı: Converse Çanta: Christian Dior (annemin 20 senelik çantası)

Benim bu şirin tokamı görmüşmüydünüz? Çok seviyorum bu aralar sırf onu takmak için saçlarımı topluyorum

İç: Polo Garage Uzun Hırka: Etiketsiz Jean: American Eagle Ayakkabı: Converse Çanta: Bershka

Aynen gördüğünüz gibi okula giderken genelde Converse giyiyorum. Ayrıca sıradan, basic şeyleri tercih ediyorum.

İlham alın



Pazar günü minik kuzenimin 1. yaş doğumgünü partisine gideceğimi söylemiştim ya hani, işte bu yukarda gördüğünüz el yapımı tatlı tepsinin resmini orada çektim.
Evlerinin bahçesinde şirin bir parti vardı minik kuzenim için. Şansına hava güneşli, çok güzeldi.
Bir komşusu onlara jest olarak bu tepsiyi getirmiş benim de çok hoşuma gitti sizler için resmini çektim. Becerikli hanımlara fikir olabilir diye düşündüm :)
Gördüğünüz gibi şampanya bardakları (küçük olanlar yetmediği için konulmuş sanırım) ve çok süslü şirin bir tepsi. Dolayısıyla şampanya sunumu çok güzel oldu.

Tam ilham alınası!

03 Mayıs 2009 Pazar

Çığlık atmak istiyorum

Saçlarını eski haline boyat diye çığlık atmak istiyorum! Bütün asilliğin gitmiş, yüzünün güzelliği duruluğunu kapatmış bu sarımsı saç rengi.

Tamam, insanlar bazen değişiklik ister. Bende bir ara çok sık saç rengi değiştiriyordum, hatta şimdi eski resimlerime baktığımda ne kadar kötüymüş dediğim oluyor ama o zamanlar güzel geliyordu, en azından kimse çok kötü rengi demiyordu. Ben zaten demelerine kalmadan sık değiştiriyordum belki ondan :)

Peki kimse Leighton'a bu rengin hiç yakışmadığını söylemiyor mu? Kimse söylemiyorsa ben burdan bağırmak istiyorum;
LEİGHTON!!!!!!!!!! ESKİ HALİNE DÖN.

Saturday Night




Herkese iyi pazarlar :)

Uzun zamandır Z's Collection bölümünü yapamıyordum malum sınavlar, sonra da sınavların bitmesinin rahatlığıyla dinlenme sürecindeydim.
Dün akşam sevgili D.'nin doğumgününe davetliydik. Sapphire'in kapalı mekanında doğumgünün kutladık. Benim ve sevgilim için eğlenceli, doğumgünü sahibi için ya hatırlanmayacak ya da mide bulantısının kalıntılarının hatırlanacağı bir gece oldu. Bir kez daha bu tarz gece kulüplerinde ne kadar kalitesiz insanların olduğunu görmüş oldum. Ne zaman gitsem ''bu son'' diyorum ama doğumgünü davetini geri çeviremiyorsunuz tabiki. Neyse, sevgilimle ben eğlendik. Olduğumuz yerde oturup etraftaki insanların danslarıyla alay edip güldük. Hatta onlara isim bile taktık. Bir tane sürekli arkadaşının halay tarzı dansının videosunu Sapphire yazısıyla birlikte çekmeye çalışan çocuğa Kameraman ismini taktık. Arada bir kameramana bak kopuyor diyerek eğlendirdik kendimizi :)
Ha birde yan locamızda çok tatlı bir gay vardı. Bana gösterildikten sonra öyle bir bakmışım ki herhalde, bize tutuldu. Tüm gece ne zaman kafamı kaldırsam göz göze geldik. Sanırım erkek arkadaşımı gözüne kesitrdi :D Ama pek tatlı pek bir bakımlıydı.

Bende 4 sene önce doğumgünümü Kuruçeşmedeki Sapphire de kutlamıştım çok da eğlendiğimi sanmıştım. Ama herhalde artık olgunlaştım, erkek arkadaşımın değimiyle ''yaşlandık'' :) Sevdiğim insanlarla Taksimde herhangi biryerde oturup içmek biraz dans etmek, yada ucuz biryerde dağıtmak bana çok daha fazla haz veriyor. Bu tarz djli bir yere gitmek istersemde, Taksimdeki House Cafe 12den sonra masalarını kaldırıp çok güzel şarkılarla kaliteli insanların arasında eğlenebiliyorsunuz.

Bugün hava çok güzele benziyor, hepiniz haftanın son günü olan tatil gününüzün tadını çıkartın! Ben şimdi 1 yaşına girmiş olan minik, dünya tatlısı kuzenimin doğumgününe gidiyorum, tekrar hepinize iyi pazarlar...

01 Mayıs 2009 Cuma

Mercek Altında; Whitney Port

The Hills dizisini izleyenler Whitney Portu bilirler. Ben özellikle dizinin ilk başlarında pek sevmiyordum Whitneyi. The Hills dizisinde çok bir sıfatı yok çünkü, özellikle saç rengini ve giyimini hiç sevmiyordum. Hills'in son bölümlerini yeni yeni izliyorum internetten, aynı zamanda Mtv'de Whitney'in üzerine olan The City dizini izliyorum. İlk gördüğümde çok şaşırmıştım bu Whitneymi diye... Çünkü benim aklımda kalan sönük kişiden oldukça uzaktı. Benim zevkime uygun hatta hayran kalıcağım ayakkabılara sahipti. Sizlerlede uzun zamandır paylaşmak istiyordum.
Karşınızda Whitney Port... Bakalım sizde beğenicek misiniz...




The City dizisinden bir kare. 3'ü de birbirinden güzel. Modayı sevenlerin kaçırmaması gereken bir dizi. Hele hayali moda dergisinde çalışmak olan kişilerin hiç kaçırmaması gereken bir dizi. Hillsi izlerken Lauren'in yerinde Teen Vogue'da intern olarak çalışmak için herşeyimi verebilirim



Ve işte Whitneyin giydiği ve bayıldığım bu beyaz elbise, günlerdir rüyalarıma giriyor. Sizi bilmem ama ben çok beğendim. Mezuniyetim için çok kısa demiyorsanız kesinlikle göz alıcı ve şık bir elbise olabilir. Ben şimdiden diktirilecek elbiseler klasörüne attım bile.

Bir de Whitneyin bu ayakkabılarına hayranım... İnanılmaz beğeniyorum inanılmaz istiyorum!! Markasını bilen var mı ?? Veya bu tarz bir ayakkabı gören ??

İtiraf ediyorum bu postun tek amacı üstteki muhteşem ayakkabının markasını veya benzerini bulabilmekti!! :)) Ama çok beğendim... Zaten Whitneyle ayakkabı zevklerimiz çok uyuyor, her kıyafetini olmasa da her ayakkabısını çok beğeniyorum.

Daha fazlası için The City'i izleyin derim.
Siz ne dersiniz, beğendiniz mi Whitneyi ?

OH MY GOSH!!

V Magazine May 2009